FLAŞ HABER

Efsane başkanın bilinmeyenleri...

12 Ağustos 2014 Salı 12:37

Aziz Yıldırım, "Betondan da anlarım, futboldan da", "Arda'yı 15 dakikada alırım" gibi sivri açıklamalarıyla hep gündemde kaldı. Fener'den sonra en büyük tutkusu ise güvercinler

Efsane başkanın bilinmeyenleri...
 Aziz Yıldırım, başkanlığı süresince yaptığı, "Betondan da anlarım, futboldan da", "Hocaya müdahale etmem gerek" şeklindeki olay açıklamalarıyla hep çok konuşuldu. Aziz Yıldırım'ın kamuoyu tarafından çok bilinmeyen en büyük tutkularından biri de hayvan sevgisi. En büyük merakı da, evinin bahçesinde güvercin uçurmak. Yıldırım, kafes dolusu kuşun arasında rahatsızlığı olanı hemen tespit edebiliyor. Hatta günler sonra aynı kafesi ziyareti sırasında, daha önce rahatsız olduğunu bildiği güvercini gösterip, "Bunun rahatsızlığı nasıl oldu ?" diye sorması, bakıcıları bile şoke etmiş. Başta Sivas olmak üzere de gittiği her ilden sürekli cins güvercinleri İstanbul'a getiren Aziz Yıldırım, ayrıca atlara olan tutkusuyla da biliniyor. 
"RÜŞTÜ'YÜ DÖVDÜRDÜ" İDDİASI 
Hırslı, kavgacı yapısı nedeniyle zaman zaman şimşekleri üzerine çeken Aziz Yıldırım'ın çok tartışılan bir yönü de sivri açıklamaları.... En büyük arzusu futbol takımını Avrupa'da şampiyon yapmak olan Yıldırım'ın, hakemlerle ve federasyon başkanlarıyla olan tartışmaları, takımının soyunma odasına girmesi hep tartışıldı. Kupadaki Pendik yenilgisi sonrası takım kaptanı Rüştü'yü tesis çıkışında dövdürtmekle suçlandı. Yönetimde birlikte çalıştığı Hakan Bilal Kutlualp ve Sadettin Saran'la olan kavgasıyla dikkat çekti. Transfer etmek istediği Arda Turan için Galatasaray Başkanı Adnan Polat'a, "15 dakika baş başa görüşelim ikna ederim" demesi de hiç unutulmadı İşte Yıldırım'ın ilk akla gelen sivri açıklamaları: "Doğduğumdan beri futbolun içindeyim. Betondan da anlarım, futboldan da..." "Oyuncular büyük takımlara transfer olduktan sonra geldikleri yeri unutuyor. Gece kulüplerinde futbolcuları Arap şeyhleri gibi karşılıyorlar." 
Aziz Yıldırım'ın eşi, 6'ncı gün de ziyarete gitmedi
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Metris Cezaevi'nde 6'ncı gününü doldurdu. Yıldırım'ın iki ay önce evlendiği 38 yaşındaki eşi Gonca Yıldırım, henüz ziyaret etmedi. İddiaya göre Gonca Yıldırım, eşi basına malzeme olmasın diye ziyaret etmesini istemiyor. Ancak pazartesi günü gizlice Metris Cezaevi'ne gideceği iddia edildi. Kızları ise Yıldırım'ı dün ziyaret etti. 

BEŞİKTAŞ'TAN ZİYARET 
Beşiktaşlı yöneticilerse şike soruşturmasında tutuklanan Serdal Adalı, Teknik Direktör Tayfur Havutçu ve güvenlik müdürü Ahmet Ateş'i Metris Cezaevi'nde ziyaret etti. Beşiktaş İkinci Başkanı Metin Keçeli ile yöneticiler Engin Baltacı, Doğan Küçükemre ve Ahmet Akpınar sabah saatlerinde cezaevine gitti. Cezaevi önünde görüntü alan basın mensuplarına "Arkadaşlarımızı ziyaret geldik" diyen yöneticilerin bir poşetle temiz elbise ve ayakkabı getirdiği görüldü. Ardaşlarıyla yaklaşık 3 saat görüşen yöneticiler, çıkışta medya mensuplarına açıklamalarda bulundu. Metin Keçeli "Hepsiyle teker teker görüştük. Moralleri gayet iyi. Biz onlara güveniyoruz" dedi. engin Baltacı ise tutuklu arkadaşlarının masum olduğuna inandığını belirterek "Olay bir trafik kazası. Kulüp başkanımız şu an yurtdışında. Pazartesi günü cezaevine gelerek arkadaşlarımızı ziyaret edecek" diye konuştu. 
Ali BALCI 

Hakim kararında direndi
Futbolda şike soruşturması kapsamında, Şekip Mosturoğlu ile 21 kişiyi cezaevine gönderen hakim, kararında direndi. Tutukluların yaptığı itiraz üst mahkemeye gönderildi. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk, nöbetçi mahkemeden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan 16 kişiden 15'inin tutuklanması için itirazda bulunmuştu. Tutuklanan 31 kişiden 22'si de tahliyeleri için üst mahkemeye başvurmuştu. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Mehmet Ekinci itirazları kabul etmedi. Dosya da bir üst mahkeme sıfatıyla karar verecek olan 11. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti'ne gönderildi. Son kararı bu heyet verecek. Savcı Berk, sadece yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakılan Yavuz Ağırgöl'e itiraz etmemişti. 
Meşhur tezahürat nasıl doğmuştu?..
Kağıt oyunlarından 'pişti' Aziz Yıldırım'ın sevdiği tek oyun... Deplasmanlarda herkesin yatmaya çalıştığı saatlerde, Aziz Yıldırım, seçtiği 3 kişiyle günün ilk ışıklarına kadar bıkmadan pişti oynarken, yakınları bu anlarda adeta çocuklaştığını söylüyor. Savcılık sorgusunda bile söylediği, "Darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" tezahüratının hikâyesi ise hayli ilginç. Tarih 11 Mayıs 2005... F.Bahçe 1983'ten beri hasret kaldığı Türkiye Kupası'nı kazanabilmek için ezeli rakibi Galatasaray ile İstanbul Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya geliyor. Maçı Fenerbahçe 5-1 kaybediyor. Maç sırasında Fenerbahçe tribünlerinden ilk kez yükselen bir tezahürat Yıldırım'ı çok etkiliyor. 

DİLİNDEN HİÇ DÜŞMEDİ 
"Tribünlerde hep dillerde / Bu sevda bitmez gönüllerde / Darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" tezahüratı, Yıldırım'ı o kadar etkiliyor ki Brezilyalı Roberto Carlos'un statta sözleşme imzaladığı gün taraftarlarla birlikte bu tezahüratı söylüyor. Tutuklanmadan önceki sorgusunda son olarak Mevlana'nın, "Hamdım, piştim, yandım" sözünü söyleyen Aziz Yıldırım, büyük düşünürün hayranı. Bu nedenle, Konya deplasmanları sırasında yaptığı uzun süreli Mevlana türbesi ziyaretleri bir gelenek haline gelmiş. 

'Hocaya tabii ki müdahale ederim'
Yıldırım takımın teknik direktörlerine müdahale etmekle suçlandı sık sık. Bunu inkâr etmiyor: "Ben kulübün her şeyinden sorumluysam, başarıda da başarısızlıkta da müdahale ederim. Diyebilirsin, şu şu şundan faydalanabilirsin. Bazı şeylere müdahale edilebilir. Ben şimdi şunu oynat, şunu oynatma diyebilirim. Şimdi soyunma odasına iniyorum, 'Müdahale etti' diyorlar. Mesela idmana gitme amacımız, 'Sizinle birlikteyiz. Beraberiz, dikkat edin aman' anlamında. Milan'da Galliani'yi onların soyunma odasına ben götürdüm. Orada ayıp olmuyor, biz de oluyor. Bunları aşmak lazım, soyunma odasına 

'Beni hiçe saydığı günler oldu ama şu an çok farklı'
Birlikte görev yaptığı eski yöneticilerden Şadan Kalkavan, Aziz Yıldırım'ın tüm yaşamını Fenerbahçe'ye adadığını ifade ederek, şunları söylüyor: "Tesis anlamında Fenerbahçe'ye kazandırdıkları tartışılmaz. Ama görev sürecinin büyük bölümünde, aynı başarıyı sportif alana yansıtamadı. Ayrıca Fenerbahçe gibi bir ailede bütünlük de sağlayamadı. Aziz Yıldırım'ın insan sevgisinden yoksun olduğunu söylemişimdir. Ancak şu an her şey çok farklı. Onun düştüğü duruma düşmanımın düşmesini istemem. Düşenin dostu olmaz derler ama ben bir Fenerbahçeli olarak, şu dönemde üzerime bir görev düşerse her zaman yapmaya razıyım. Aziz Yıldırım'ın yanlışları olmuştur ama bu iddialara inanmam zor. Kendisiyle görev de yaptım. En unutamadığım dönem, ben yöneticiyken fikir olarak ters düştüğümüz anlardaki tutumuydu. Beni hiçe sayan davranışları beni çok üzmüştü." 

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder